izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2014 Pazar

Sümbül gibi kokmak...



Sümbül , en sevdiğim çiçek, hem kokusu büyüler beni, hem fiziği. O dimdik duruşu, ama o çiçeklerinin bir o kadar narinliği.... :) Severim velhasıl sümbülü, her rengini severim ama morunu bir başka severim. Yoktu , pembesini aldık. Nasıl da romantik...


Bugün atölyede başka cevherler bulundu, parça kumaşlar, birbirinden renkli cıvıl cıvıl. Bir de güzel dikiş makinası varmış ki..! Çok kıskandım, benimkinin İstanbul'a döner dönmez değişmesi gerektiğini çok daha iyi anladım. Kıskancım işte, onda var, bende de olsun :))) Şaka bir yana iyi ve donanımlı bir dikiş makinası ile hayat başka güzelmiş...



E tabi hemen kesildi biçildi , bir güzel lavanta kokulu ev, hazırlandı. Lakin malzeme eksiği nedeni ile içi boş kaldı. O da pazartesinin işi artık.


 Bu karamel renkli yaşlı kız, evin huysuz ihtiyarı. (:


Bu da "kedi". Adı kedi yani yanlış anlamayın (: Kendini sevdirmeyen, gelip ayağına falan sürünmeyen, kedi olduğunun farkında olmayan bir kedi bu işte... !


İzmir den bu akşamlık bu kadar. 

Sevgi, saygı, hoşgörü ile kalın... (:

1 Şubat 2014 Cumartesi

Oynar gelin görümce :)

İzmir'den bildiriyorum. :) Ordan da bişey bildirmeyiver dimi?? Yok olmaz, baktım kimseler kaç gündür girip bakmamış bu kız naapıyor diye, alındım vallahi (: Hemen yeni haberler yeni resimler ve tabii ki yeni craft projeleriyle karşınızdayım.

Şimdi bana deli diyenleri haklı çıkartıcam ama 1 haftalığına tatile gelirken insan yanında ne getirir kıyafet vs dışında.? Olsa olsa roman dimi.? Ama bendeniz roman dışında bir de güzel kanaviçe getirdim (: Tamam, çok normal olmadığının farkındayım ama gelgelelim ben de böyleyim işte...



Unutmadan söyleyeyim, diyet mükemmel ilerliyor. Tam 4 kilo halihazırda toz oldu gitti. Burada da diyetim ve sporumu ihmal etmiyorum. Buradaki parkuru anneciğimle birlikte arşınlıyoruz. Gerçi evde küçük çapta bir spor salonu var ama açık havada yürüyüş gibisi de yok.


Gezip tozmaktan, eğleşip gülüşmekten arta kalan zamanda da kaneviçemle oynuyorum. Az kaldı yarın akşama biter. (: Biterse naaparım diye de korkmuyorum zira sevgili yengemin de benimkini aratmayacak cevherlerle dolu bir atölyesi var. Öncelikle harika seramik çalışmaları var...



Hernekadar kendisi seramik alanında ilerlemekte olsa da, dikiş nakış kanaviçe örgü derken her tarakta da bezi var. Hemen oracıkta kumaşları görünce biz gelin görümce, duramadık da zaten tabii. Bir masa örtüsü başlatıverdik . Onu da kısmetse pazartesi bitiririz. Ben de daha önce aynı çay temalı kumaştan bir masa örtüsü yapmıştım kendime. Bu da yuvarlak olacak. Üstünde, gelin-görümce-kaynana bir çay içmeden İstanbul'a dönmek yok.!






İzmir ise her zamanki gibi güzel..! İzmir'e ayak basar basmaz; bir sardalya midye ziyafeti çektik denizin kıyısında... Bugün de Alaçatı' da idik . Hava çok soğuk da olsa, Alaçatı güzeldi, hem de yazınki karmaşasına kıyasla daha da güzel (: Bunlar da İzmir'e dair fotoğraf karelerim..

Alaçatı daki bu ahşap kapı....

Serilmiş kurutulan erişteler...

Herkesin afiyetle yiyip de benim de sadece tadına baktığım, bu dev çiğbörek...

Yine tadına bakmakla yetindiğim midyeler...


Bu son fotoğraf kolajı ise, bizimkilerin ev halleri (: Sanmayın ki evdeki hayvanlar bu minik karaoğlan Efe ve şu iki şirin gine pig Osman ve Sezar ile sınırlı....


Daha ev ahalisinin devamı var, onlar da yarına artık (:
Sevgiyle kalın, hoş kalın ...