çarpı işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çarpı işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2014 Çarşamba

Her beğendiğimi yapasım var :)

Atölyede hareket var bu aralar. Bol bol malzeme de alındı. Yaratıcılık hat safhada :) Bahardan mıdır nedir? Atölyeden çıkmayıp, her beğendimi yapasım, her çiçekli kumaşı alasım, hem bahçeye çıkıp kitap okuyasım hem atölyede kalıp, kumaşlarım yünlerimin arasında kalasım var :) Ben işte , fazla söze gerek yok :))

Başlayalım elimizdeki güzellikleri sizinle paylaşmaya; bu çiçekli masa örtüsü mesela aile yadigarı 40 yıllık, el işlemesi etamin bir örtünün, etamin kısımları çıkartılarak, yeni bir kumaşa monte edilmesiyle oluştu... Şayet elinizde böyle yıllar öncesinden kalma örtüler var ise, kullanılabilecek motiflerini kesip çıkarıp, yeni bir örtüye aplike yapabilirsiniz.



Bu amerikan servisler (buna da niye amerikan servis denir ki, saçma!!) cepli. Üzerindeki çilekleri keçeden yaptım. Bunlardan da , yeni aldığım çiçekli kumaşlardan çalışacağım. Sıradaki projem.



Bu ise , runner oluyor, ama daha yolu var. İşlemesi kolay, kumaş kendinden işlemeye uygun. Ama ben bununla biraz daha oynayacağım. Aklımda değişik birşeyler var. Söylemeyeyim, bitirince görürsünüz.:)


Bu bebek battaniyeleri ise hazır, hemen dükkana giriyor.



Bunlar da, bizde pek kullanıldığını görmesem de , benim çok beğendiğim, "coffee mug rug" yani kahve servisleri çalışmalarım. Öyle mi olsun, böyle mi olsun derken, bakın neler çıktı :)





Burdan sonrası işin üretim değil tüketim kısmı :) Malum, güzel şeyler yapmak için güzel malzeme lazım. Bakın bu sezon ben neleri kullanacağım.


İlle de çiçekli, ille de dantelli fistolu biyeli... :)


Eminönü bir başka dünya. Bayılıyorum orada gezmeye .







Ben şimdi kahvemi alıp, kumaşlarımı yayıyorum ortaya. Bakalım neler çıkacak bugün? :)

Dilerim ki sizi mutlu eden insanlarla, sizi mutlu eden yerlerde, sizi mutlu eden işlerle kalın. Ama hep sevgiyle, hep hoşgörüyle kalın :)

2 Şubat 2014 Pazar

Sümbül gibi kokmak...



Sümbül , en sevdiğim çiçek, hem kokusu büyüler beni, hem fiziği. O dimdik duruşu, ama o çiçeklerinin bir o kadar narinliği.... :) Severim velhasıl sümbülü, her rengini severim ama morunu bir başka severim. Yoktu , pembesini aldık. Nasıl da romantik...


Bugün atölyede başka cevherler bulundu, parça kumaşlar, birbirinden renkli cıvıl cıvıl. Bir de güzel dikiş makinası varmış ki..! Çok kıskandım, benimkinin İstanbul'a döner dönmez değişmesi gerektiğini çok daha iyi anladım. Kıskancım işte, onda var, bende de olsun :))) Şaka bir yana iyi ve donanımlı bir dikiş makinası ile hayat başka güzelmiş...



E tabi hemen kesildi biçildi , bir güzel lavanta kokulu ev, hazırlandı. Lakin malzeme eksiği nedeni ile içi boş kaldı. O da pazartesinin işi artık.


 Bu karamel renkli yaşlı kız, evin huysuz ihtiyarı. (:


Bu da "kedi". Adı kedi yani yanlış anlamayın (: Kendini sevdirmeyen, gelip ayağına falan sürünmeyen, kedi olduğunun farkında olmayan bir kedi bu işte... !


İzmir den bu akşamlık bu kadar. 

Sevgi, saygı, hoşgörü ile kalın... (:

1 Şubat 2014 Cumartesi

Oynar gelin görümce :)

İzmir'den bildiriyorum. :) Ordan da bişey bildirmeyiver dimi?? Yok olmaz, baktım kimseler kaç gündür girip bakmamış bu kız naapıyor diye, alındım vallahi (: Hemen yeni haberler yeni resimler ve tabii ki yeni craft projeleriyle karşınızdayım.

Şimdi bana deli diyenleri haklı çıkartıcam ama 1 haftalığına tatile gelirken insan yanında ne getirir kıyafet vs dışında.? Olsa olsa roman dimi.? Ama bendeniz roman dışında bir de güzel kanaviçe getirdim (: Tamam, çok normal olmadığının farkındayım ama gelgelelim ben de böyleyim işte...



Unutmadan söyleyeyim, diyet mükemmel ilerliyor. Tam 4 kilo halihazırda toz oldu gitti. Burada da diyetim ve sporumu ihmal etmiyorum. Buradaki parkuru anneciğimle birlikte arşınlıyoruz. Gerçi evde küçük çapta bir spor salonu var ama açık havada yürüyüş gibisi de yok.


Gezip tozmaktan, eğleşip gülüşmekten arta kalan zamanda da kaneviçemle oynuyorum. Az kaldı yarın akşama biter. (: Biterse naaparım diye de korkmuyorum zira sevgili yengemin de benimkini aratmayacak cevherlerle dolu bir atölyesi var. Öncelikle harika seramik çalışmaları var...



Hernekadar kendisi seramik alanında ilerlemekte olsa da, dikiş nakış kanaviçe örgü derken her tarakta da bezi var. Hemen oracıkta kumaşları görünce biz gelin görümce, duramadık da zaten tabii. Bir masa örtüsü başlatıverdik . Onu da kısmetse pazartesi bitiririz. Ben de daha önce aynı çay temalı kumaştan bir masa örtüsü yapmıştım kendime. Bu da yuvarlak olacak. Üstünde, gelin-görümce-kaynana bir çay içmeden İstanbul'a dönmek yok.!






İzmir ise her zamanki gibi güzel..! İzmir'e ayak basar basmaz; bir sardalya midye ziyafeti çektik denizin kıyısında... Bugün de Alaçatı' da idik . Hava çok soğuk da olsa, Alaçatı güzeldi, hem de yazınki karmaşasına kıyasla daha da güzel (: Bunlar da İzmir'e dair fotoğraf karelerim..

Alaçatı daki bu ahşap kapı....

Serilmiş kurutulan erişteler...

Herkesin afiyetle yiyip de benim de sadece tadına baktığım, bu dev çiğbörek...

Yine tadına bakmakla yetindiğim midyeler...


Bu son fotoğraf kolajı ise, bizimkilerin ev halleri (: Sanmayın ki evdeki hayvanlar bu minik karaoğlan Efe ve şu iki şirin gine pig Osman ve Sezar ile sınırlı....


Daha ev ahalisinin devamı var, onlar da yarına artık (:
Sevgiyle kalın, hoş kalın ...












7 Ocak 2014 Salı

Atölyede yeni yıl

Hoşgeldin 2014. Bakalım bize neler getirdin, yaşayalım görelim (:


Yeni yıldan dileklerim var tabiii ... 



Olması için en önemli ve ilk şart nedir biliyor musunuz? İSTEMEK... Gerçekten yürekten istemek. Evrene enerji falan göndermiyorum (:  ben istiyorum sadece, O beni duyuyor... Ben de istediğim şey için çalışıyorum, çok çalışıyorum ve sabırla bekliyorum. Eğer olmuyorsa da vardır bir hayır diyorum. Sizi bilmem, benim hayatımda bu kural işliyor. 



Fotoğraftaki lere gelirsek; En baştaki el nakışı yılbaşı ağacı, çok severek çalıştığım ve son derece kolay bir motif. Birkaç değerli dosta hediye gittiler (:

Onun altındaki ise keçe ağaç motifi ile çalıştığım bir model. Üzerine simli dikiş ip ile tohum işi çalıştım, biraz da parıltı katınca, tam yılbaşı ağacı oluverdi. Bu da diş hekimime hediye gitti (:

Kasnaktaki ise, yine tohum işi ile çalışılmış bir çiçek motifi. Ben bu tohum işini çok seviyorum, hem yapması zevkli hem de sonucu çok güzel oluyor.

O cici ev ise, tamamı el işi, içi mis gibi karanfil dolu, kapı koluna , dolap içine asılabilen, yada sadece koyduğunuz yerde durabilen, bacasıyla, penceresinin önünde kuşuyla, kapısının koluyla, hayalinizdeki ev işte (: Bu hayal evlerin devamını yarınki posta alacağım. 


Bu ise; birçok el nakışı tekniğini birlikte kullandığım bir model. Motifi Pinterest de bulmuştum. Acaba çanta mı yapsam diye düşünüyorum. Kendisi ne olacağını merak ederek bir köşede bekliyor. Renkleri çok güzel oldu bence, bahar bahar, hani içi içine sığmıyor. (: 

Aaaa çok önemli bir haberim daha var. Dekor35 adlı  e-derginin Ocak sayısı el işi ekindeyim !! Yeşimin Atölyesi bir dergide yer alacak, çok mutluyum! Bugünlerde ocak sayısı yayınlanacak. Ben de heyecanla bekliyorum :) Keyifli bir çalışma yaptık birlikte. Bakalım, güzel olmuş mu; yorumları sizlerden bekliyorum.

İyi geceler.....
Sevgiler...
Mutluluklar...

21 Kasım 2013 Perşembe

benim "selfie" m de böyle işte..

Bugün selfie pozunu çek yükle deseler; işte budur:

Örgümü bitirmek istiyorum, şeker gibi oldu, hemen bitsin istiyorum; arkasına da pembe kumaşla kaplıyım ki, içinde uyuyan bebişi rahat ettirsin diyorum. Yepyeni renkli killerim geldi, yeni kalıplarım geldi; killerimi ortaya döküp, renkleri karıştırmak, ne çıkacak bakmak istiyorum. Bir güzel yeni kanaviçe başlamak istiyorum, yılbaşı temalı olsun diyorum hem de. Kursta başladığım nakışı bitirmek, yine başladığım aplikeli masa örtüsünü bir çırpıda bitirip, serivermek istiyorum masama. Keçelerimi kanaviçe ile birleştireceğim bişeyler var aklımda , yine yılbaşı için.. Sonra, patchwork karanfil dolu, asılabilir küçük evler yapmak istiyorum, hep beraber dolaplarımıza asalım diye. Vee bunların hepsini buradan sizlere anlatmak istiyorum....

Olur mu size de..? 
Herşeyi birden yapmak istiyorum bu günlerde. Ama günün sonunda bir bakıyorum, hiçbirşey yapmamışım.

Peki ne oluyor da olmuyor bunların hiçbiri dersiniz... :( Enerjim düşük bu aralar... Geçicek, enerjim yükselecek, bunların hepsi sırayla bitecek ...






24 Ekim 2013 Perşembe

polimer kitap ayraçı günü

Bu aralar elimdeki iş bu. Çiçeğin yaprakları eklenecek ve sağ altta bir küçük kuş figürü işlenip bitecek. Aklımdaki, bunu ön yüze koyup bir telefon kılıfı yapmak var. Ama bakalım ne çıkacak. Benim sağım solum belli olmaz. Telefon kılıfı diye başlarım kimbilir ne çıkar sonunda :)




Bir de paket yapmayı denedim dün. Şu cici kağıtlardan neler yapılmaz baksanıza. Tesadüfen, bizim kırtasiyeden aldım ben bu kağıtları fakat çok güzel çıktı şansıma. 




Evimden bir manzara koymadan olmaz :)

 Atölye dolaplarım da temizlendi düzenlendi...

Bugün de biraz polimer dedim. Ve daha önce küçük toplar olarak hazırladığım fakat fırınlamadığım bu çiçekli cicileri düğme yapmaya karar verdim. Paketlemelerde kullanacağım bu düğmeleri.

Ayrıca paketlemelerde kullanmak üzere bu  kalpleri hazırladım.



Veee bugünün "tadaaa" sı bu güzeller... Kitap ayracı yapmak ne zamandır aklımda idi. Pinterest te dolaştım 2 gün bunun için. Ve bu renkli spiralleri yaptım, elimde hazır karışmış birkaç renk vardı, ne yapacağımı bilemediğim. Onları değerlendirmiş de oldum. 






Bunların içinden en beğenilenlerden seri üretime geçeceğim. Bakalım biraz nabız yoklayaym önce. Hangisi neden beğenilecek, hangisi neden beğenilmeyecek. Ondan sonra tutmayın beni... :))