yatak örtüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yatak örtüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2014 Cumartesi

bebek pikeleri ve runnerlar yaptık

Yine yeni yeni şeyler var dükkanda. Crafty.sopsy.com genişliyor. Burada gördüklerinizin hepsi satışta. Paypal  hesabınız varsa kredi kartınızla  hemen satın alabilirsiniz. Paypal hesab ınız yoksa, açması 5 dakika. :) Ona da üşendiyseniz, mail atın, havale yolu ile satın alın. 

Unutmayın, özel ölçülerde sipariş de alabilirim. 




















Sevgiyle kalın. 

19 Mart 2014 Çarşamba

Her beğendiğimi yapasım var :)

Atölyede hareket var bu aralar. Bol bol malzeme de alındı. Yaratıcılık hat safhada :) Bahardan mıdır nedir? Atölyeden çıkmayıp, her beğendimi yapasım, her çiçekli kumaşı alasım, hem bahçeye çıkıp kitap okuyasım hem atölyede kalıp, kumaşlarım yünlerimin arasında kalasım var :) Ben işte , fazla söze gerek yok :))

Başlayalım elimizdeki güzellikleri sizinle paylaşmaya; bu çiçekli masa örtüsü mesela aile yadigarı 40 yıllık, el işlemesi etamin bir örtünün, etamin kısımları çıkartılarak, yeni bir kumaşa monte edilmesiyle oluştu... Şayet elinizde böyle yıllar öncesinden kalma örtüler var ise, kullanılabilecek motiflerini kesip çıkarıp, yeni bir örtüye aplike yapabilirsiniz.



Bu amerikan servisler (buna da niye amerikan servis denir ki, saçma!!) cepli. Üzerindeki çilekleri keçeden yaptım. Bunlardan da , yeni aldığım çiçekli kumaşlardan çalışacağım. Sıradaki projem.



Bu ise , runner oluyor, ama daha yolu var. İşlemesi kolay, kumaş kendinden işlemeye uygun. Ama ben bununla biraz daha oynayacağım. Aklımda değişik birşeyler var. Söylemeyeyim, bitirince görürsünüz.:)


Bu bebek battaniyeleri ise hazır, hemen dükkana giriyor.



Bunlar da, bizde pek kullanıldığını görmesem de , benim çok beğendiğim, "coffee mug rug" yani kahve servisleri çalışmalarım. Öyle mi olsun, böyle mi olsun derken, bakın neler çıktı :)





Burdan sonrası işin üretim değil tüketim kısmı :) Malum, güzel şeyler yapmak için güzel malzeme lazım. Bakın bu sezon ben neleri kullanacağım.


İlle de çiçekli, ille de dantelli fistolu biyeli... :)


Eminönü bir başka dünya. Bayılıyorum orada gezmeye .







Ben şimdi kahvemi alıp, kumaşlarımı yayıyorum ortaya. Bakalım neler çıkacak bugün? :)

Dilerim ki sizi mutlu eden insanlarla, sizi mutlu eden yerlerde, sizi mutlu eden işlerle kalın. Ama hep sevgiyle, hep hoşgörüyle kalın :)

4 Mart 2014 Salı

Ne okuyorum??

Elif Şafak'ın Siyah Süt adlı romanı buldu beni... Beni o buldu diyorum, çünkü çook eskiden aldığım ama nedense okunmamış bir romandı. Üzerine 3 ev değiştirdim, bir sürü kitap eledim, dağıttım yıllar boyunca, onu vermemişim. 

Bu hafta elimdeki kitap bitince kütüphanemin karşına geçtim, ne okusam diye. Niyetim okuduğum birşeyi tekrar okumaktı ki çok severim yıllar sonra aynı kitabı okumayı. Farklı bir tat verir insana, geçen yıllar kitaba bakışınızı da değiştirir çünkü. Velhasıl Siyah Süt geliverdi elime. Nasıl keyifle okudum anlatamam. Kadın hallerini, annelik hallerini, kadın yazarlık, çalışan annelik, kadının rollerini anlatan bir roman. Ve baby blues da denilen, loğusa depresyonu durumu ile çıkıyor roman yola. Ben de bu depresyonu layıkıyla yaşamış bir anne olarak, o hallerimi hatırlayıp, gülümseyerek okudum çoğu yerlerini. Ama en önemlisi düşünerek okudum hepsini. Bir kadın olarak ne çok haller barındırıyoruz içimizde , okudukça şaştım :) Anne olmak, sadece anne olmayı mı gerektiriyor, hem anne, hem yazar, hem yönetici, hem herhangi bir işte çalışan, hem eş, hem kadın, hem entellektüel, hem o , hem bu olunamıyor mu? Yoksa olunuyor mu?  Elif Şafak'ı oldum olası severim zaten. Bu romanını da çok lezzetli buldum. Okumamış olanlara öneririm şiddetle. 

Bir de, bu romandan sonra hemen Sevgi Soysal ın Tante Rosa sını okuma isteğini uyandırdı bende Elif Şafak. Birçok başka roman ve kadın yazardan da bahsettiği için, hepsini de merak ettim aslında ama sırada Sevgi Soysal var :) 




Atölyede işler var tabii , devam eden; bir kere şu battaniyemin ipleri bittiği için yarım kaldı. Hemen iplerin devamını almam lazım. Ayrıca bu granny square lerin, birleştirilmesi ile ilgili tutorial bekleyenler var. Unutmadım, yarın öbür gün hazır olur. Onunla ilgili güzel bir post hazırlıyorum :)




Bir de şu amerikan servisleri bekliyor dikiş makinamın yanı başında. 



Bunlar bitenler. Çok cici oldular. Hemen dükkana girecekler.



Canım kil de yapmak istiyor bu aralar. Geçen gün bir broş yaptım mesela. Güllü broş. Biraz daha uğraşmak istiyorum killerle.




 Sevgiyle kalın, kitapsız kalmayın, uğraşsız kalmayın :)




24 Ocak 2014 Cuma

Kaplumbağalarım kış uykusundan uyanıyor

Kaliteli Yaşam da 1. ayı tamamladım. Kilo kaybı 2kg. Evet beklediğimden az. Doktorumun tartıyla kendini sınama uyarısına rağmen moralim bozuldu açıkçası duyunca. Ama yağ kaybı, yaklaşık 1 beden.  (: Yani, incelmişim... Ve hepsi biryana, gerçekten kaliteli yaşam adına, güzel alışkanlıklar ediniyorum. Sağlığım için kendime zaman ayırıyorum. Hergün 1 saat tempolu yürüyüş yapıyor, evde de yarım saat egzersiz yapıyorum. İşin diyet kısmı da var elbette ama gün içinde yanımda olan biri benim diyet yaptığımı anlamaz bile. O kadar herkes gibi yiyorum yani bazı prensipler dahilinde tabii ki... 

Yolun zor kısmı bence ilk aydı. Ayda sadece 2 kilo bile versem, 6 ayda istediğim kiloya ulaşabilirim. Yavaş olsun, bizim olsun (:

Bakın şöyle bir manzarada yürüyüş yapıyorum ben, daha ne isterim ki.?


Kaliteli Yaşam mevzuuları bir yana; atölyede de hayat tüm üretkenliği ile devam ediyor. Yatak örtüsü hızla ilerliyor. Şu anda yaklaşık 195 parçaya eriştim. Bir bu kadar daha yuvarlak yapacağım. Sonra bunları bir sıra daha renkli geçeceğim. Ve sonra bej ile kare şekline getireceğim. Son olarak da birleştireceğim. Çok iş var gibi geldi yazınca (: Ama 1-2 gün tam mesai yapabilirsem, hızla ilerleyebilirim. Maalesef bu aralar, evdeki hastalıklardan pek de üzerinde duramadım bu işin. 

Ama çok güzel olacak, di mi??? (:




Sarı daireler oluşurken; bir kase mısır gevreğini andırdı (: Diyet mi böyle yaptı beni yoksa? (:


Bilmem neden, bu akşamı sevimli su kaplumbağalarımızla kapamak istedim. Tam  4 tane , boy boy su kaplumbağamız var, 2si 5 yıldır bizimle, 2 si bir arkadaşımızdan bu sene geldiler ve bize katıldılar.. Şu aralar kış uykusundan uyanıyorlar. Ben kışın bitişini onların hareketlerinden anlıyorum. Kış boyunca yemek yemez , fazla hareket etmez, mümkün olduğunca suyun dışında kalırlar. Kışın sonuna doğru kıpırdanmalar, suya girmeler başlar. İşe bu aralar bizimkiler uyanıyorlar. (: Demek ki , kış bitiyor. Ben kaplumbağalarımın yalancısıyım. (: 



Hoşça kalın, sevgiyle kalın...