25 Mart 2014 Salı

Kalp Kapı Süsü Workshop'u

Bugün ilk workshop denememi yaptım dostlarımla. Kumaşları seçtiler zevklerine göre, kestiler biçtiler, iğnelediler. Biraz dantellerle romantikleştirdiler, biraz da, polimer kilden yapmış olduğum minik çiçeklerle süslediler. Azıcık yardımla dikiş makinasında diktiler, ütülediler. İçleri de boncuk elyafla doldurunca, neredeyse bitti. Kalpleri bir ipe geçirip, askıları ve alt kapama süsleri olarak da keçe toplar da eklenince, ta daaaaa.... :)))

Hepsinin ellerine sağlık.














Güzel anlar yaratmak için sadece güzel insanlar yetiyor. Etrafında güzel kalpli insanlar varsa, bir kahveyi kah gülerek kah ağlayarak içebiliyorsan karşılıklı, bir hayali, bir sevdayı paylaşabiliyorsan, huzur da eşlik ediyorsa, ne mutlu sana. :)



19 Mart 2014 Çarşamba

Her beğendiğimi yapasım var :)

Atölyede hareket var bu aralar. Bol bol malzeme de alındı. Yaratıcılık hat safhada :) Bahardan mıdır nedir? Atölyeden çıkmayıp, her beğendimi yapasım, her çiçekli kumaşı alasım, hem bahçeye çıkıp kitap okuyasım hem atölyede kalıp, kumaşlarım yünlerimin arasında kalasım var :) Ben işte , fazla söze gerek yok :))

Başlayalım elimizdeki güzellikleri sizinle paylaşmaya; bu çiçekli masa örtüsü mesela aile yadigarı 40 yıllık, el işlemesi etamin bir örtünün, etamin kısımları çıkartılarak, yeni bir kumaşa monte edilmesiyle oluştu... Şayet elinizde böyle yıllar öncesinden kalma örtüler var ise, kullanılabilecek motiflerini kesip çıkarıp, yeni bir örtüye aplike yapabilirsiniz.



Bu amerikan servisler (buna da niye amerikan servis denir ki, saçma!!) cepli. Üzerindeki çilekleri keçeden yaptım. Bunlardan da , yeni aldığım çiçekli kumaşlardan çalışacağım. Sıradaki projem.



Bu ise , runner oluyor, ama daha yolu var. İşlemesi kolay, kumaş kendinden işlemeye uygun. Ama ben bununla biraz daha oynayacağım. Aklımda değişik birşeyler var. Söylemeyeyim, bitirince görürsünüz.:)


Bu bebek battaniyeleri ise hazır, hemen dükkana giriyor.



Bunlar da, bizde pek kullanıldığını görmesem de , benim çok beğendiğim, "coffee mug rug" yani kahve servisleri çalışmalarım. Öyle mi olsun, böyle mi olsun derken, bakın neler çıktı :)





Burdan sonrası işin üretim değil tüketim kısmı :) Malum, güzel şeyler yapmak için güzel malzeme lazım. Bakın bu sezon ben neleri kullanacağım.


İlle de çiçekli, ille de dantelli fistolu biyeli... :)


Eminönü bir başka dünya. Bayılıyorum orada gezmeye .







Ben şimdi kahvemi alıp, kumaşlarımı yayıyorum ortaya. Bakalım neler çıkacak bugün? :)

Dilerim ki sizi mutlu eden insanlarla, sizi mutlu eden yerlerde, sizi mutlu eden işlerle kalın. Ama hep sevgiyle, hep hoşgörüyle kalın :)

12 Mart 2014 Çarşamba

bir evlat öldü :(

15 yaşını bile görememiş bir fidan, bir anasının kuzusu, bir masum, ölmüş... Ölmüş de toprağa konmuş.. Bir hiç yüzünden, pisi pisine.
Bu evlat, kimlerden olursa olsun, neye inanırsa inansın, kime inanmazsa inanmasın, evden niye çıktıysa çıksın, elinde taş olmuşsa olsun yada elinde ekmek olsun....eve niye dönememiş...??? anası neden ağlıyor, babasının bağrı niye yanıyor..?? Bir düşünmek lazımken, bir vicdanına sormak lazımken, biraz olsun utanmak lazımken, neler söyleniyor, inanamıyorum.
Bizi ne kadar ötekileştirmişler, ne kadar birbirimize tahammülsüzleştirmişler, ne kadar kardeşi kardeşe düşman etmişler... bunu farketsek de izin vermesek.. kendi çocuğumuza, hep beraber üzülemiyorsak, vay halimize :((


Rahat uyu Berkin... :(

4 Mart 2014 Salı

Ne okuyorum??

Elif Şafak'ın Siyah Süt adlı romanı buldu beni... Beni o buldu diyorum, çünkü çook eskiden aldığım ama nedense okunmamış bir romandı. Üzerine 3 ev değiştirdim, bir sürü kitap eledim, dağıttım yıllar boyunca, onu vermemişim. 

Bu hafta elimdeki kitap bitince kütüphanemin karşına geçtim, ne okusam diye. Niyetim okuduğum birşeyi tekrar okumaktı ki çok severim yıllar sonra aynı kitabı okumayı. Farklı bir tat verir insana, geçen yıllar kitaba bakışınızı da değiştirir çünkü. Velhasıl Siyah Süt geliverdi elime. Nasıl keyifle okudum anlatamam. Kadın hallerini, annelik hallerini, kadın yazarlık, çalışan annelik, kadının rollerini anlatan bir roman. Ve baby blues da denilen, loğusa depresyonu durumu ile çıkıyor roman yola. Ben de bu depresyonu layıkıyla yaşamış bir anne olarak, o hallerimi hatırlayıp, gülümseyerek okudum çoğu yerlerini. Ama en önemlisi düşünerek okudum hepsini. Bir kadın olarak ne çok haller barındırıyoruz içimizde , okudukça şaştım :) Anne olmak, sadece anne olmayı mı gerektiriyor, hem anne, hem yazar, hem yönetici, hem herhangi bir işte çalışan, hem eş, hem kadın, hem entellektüel, hem o , hem bu olunamıyor mu? Yoksa olunuyor mu?  Elif Şafak'ı oldum olası severim zaten. Bu romanını da çok lezzetli buldum. Okumamış olanlara öneririm şiddetle. 

Bir de, bu romandan sonra hemen Sevgi Soysal ın Tante Rosa sını okuma isteğini uyandırdı bende Elif Şafak. Birçok başka roman ve kadın yazardan da bahsettiği için, hepsini de merak ettim aslında ama sırada Sevgi Soysal var :) 




Atölyede işler var tabii , devam eden; bir kere şu battaniyemin ipleri bittiği için yarım kaldı. Hemen iplerin devamını almam lazım. Ayrıca bu granny square lerin, birleştirilmesi ile ilgili tutorial bekleyenler var. Unutmadım, yarın öbür gün hazır olur. Onunla ilgili güzel bir post hazırlıyorum :)




Bir de şu amerikan servisleri bekliyor dikiş makinamın yanı başında. 



Bunlar bitenler. Çok cici oldular. Hemen dükkana girecekler.



Canım kil de yapmak istiyor bu aralar. Geçen gün bir broş yaptım mesela. Güllü broş. Biraz daha uğraşmak istiyorum killerle.




 Sevgiyle kalın, kitapsız kalmayın, uğraşsız kalmayın :)




3 Mart 2014 Pazartesi

Şubat böyle geçti

Şubat ayı da böyle geçti işte. Atölye'nin şubat halleri ; kaliteli yaşam adına yürüyüşler, düzenli spor, sağlıklı yemek, ille de çiçekler, kitaplar ve kahve :). İzmir'e sıcak bir seyahat, dikiş, nakış, örgü, ille de el işi :) Küçük bir seramik denemesi, keçeler, soğuk hava, yağmur, azcık güneş, bolca şükür herşeye.













 Hoşgelsin Mart. Bize neler getirdi bilinmez, birlikte göreceğiz. Sevgiyle kalın.